Diş beyazlatma sistemleri ,1960’ lı yılların sonunda ,Arkansas da Ortodontist Bill Klusmier tarafından yeniden güncel olarak uygulanmaya başlanmıştır.Bugüne kadar da birçok klinik araştırma yayınlanmıştır.
Genelde ,başlangıçta üretim yeri Amerika Birleşik Devletleri olan beyazlatma ürünleri ,başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede üretilmeye devam edilmektedir.
İki yöntemle diş beyazlatma yapılır.Klinikte uygulanan Office bleaching,evde uygulanan Home bleaching.
Diş hekimleri diş beyazlatmada iki temel ürün kullanırlar.Office bleachingde kullanılan Hidrojen peroksit ve home bleachingde kullanılan karbomid peroksit.
Hidrojen peroksitin en aktif olduğu süre ilk 30-60 dakikadır.Hidrojen perokside üre ilave edilirse karbomid peroksit olur.Karbomid peroksidin % 50 si ilk 2 saatte salınır.4-6 saatte de kalan % 50 si açığa çıkar.O yüzden ,home bleaching yaparken diş hekiminizin size verdiği plakları,hekiminizin önereceği şekilde en az 2-4 saat kullanmalısınız.
Diş Beyazlatma Ürünlerinin Güvenirliliği
1960 ‘larda saf karbomid peroksit ağız antiseptiği olarak kullanılıyordu.Günümüzde halen bilineni GlaxoSmiteKline firmasının Gly-Oxide dir. Bu gargara ağızdaki cerrahi işlemlerden sonra , ağız içinde oluşan pamukçuk artıklarının atılmasında kullanılır.
1800’ lerde düşük konsantrasyonlarda hidrojen peroksit çocuk süt dişlerindeki çürüklerin önlenmesinde kullanılıyordu.
1960’ lı yıllarda % 10’ luk karbomid peroksit yeni doğan bebeklerin ağzındaki pamukçuk enfeksiyonlarının ve boğaz enfeksiyonlarının tedavisinde de kullanılmıştır.
1970’ lerde ortodonti hastalarında, çürük riskini minimuma indirgemek ve diş minesindeki beyaz opak lezyonların oluşumunun azaltılmasında kullanılmıştır.
Daha sonraları karbomid peroksit erişkin hastaların ağız hijyenlerini düzeltmek için kullanılmıştır.
Ayrıca şimdiye kadar yapılan uygulamaların hiçbirinde herhangi bir yan etki ya da zarar kaydedilmemiştir.
Normalde .yetişkinlerde karaciğer de günde ortalama 648 mg.peroksit üretmektedir. Beyazlatma sırasında ise ağzınıza takdığınız iki beyazlatma plağında ise 3.5 mg.dır.
Uzun süreli takiplerde, beyazlatma yapıldı diye ,dişte uzun dönemde hassasiyet, kanal tedavisi ihtiyacı ,diş kökünün içinde ya da dışında bir erime ya da yıkıcı bir etki raslanmamıştır.
Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Gıda ve İlaç Birliği ve Amerikan Diş Hekimleri Birliği ,düşük konsantrasyondaki hidrojen peroksidin kanser etkeni olmadığını bildirmişlerdir.15 yıldan fazla klinik çalışmalar ,dünyada milyonlarca kişiye yapılan diş beyazlatmalar neticesinde dil ya da ağızi içi kansere sebep olduğuna dair herhangi bir bulgu bulunmamıştır.
Diş Beyazlatmada kullanılan karbomid peroksid, diş minesine nötral ph ile etki etmektedir.Yani dişte asidik bir ortam oluşturmamakta ve asit ortamı nötrleştirmektedir.Ayrıca diş minesinde aşınmaya sebep olmamaktadır.
Bir çalışma da 6 saatlik beyazlatma plağı kullanıldığında diş minesinde oluşan etki, 2.5 dakika dişe temas eden kolalı içeceklerin diş minesinde oluşturduğu etki kadar olduğudur.Sodalı içkiler, elma ya da portakal suyu gibi meyva suları ,beyaz şarap ya da yoğurt da mine yüzeyini etkilemektedir.Tüm bu içecekler ağız asiditesi ile aynı ph (2.6) ’ dadır.
Bu asitli içecek veya yiyecekleri alan kişilerde dişlerinde hassasiyet oluşuyorsa, beyazlatma işlemi sırasında % 10’luk karbomid peroksidi kullandıkları zaman da aynı hassasiyet oluşur.
Office Bleaching sisteminden bir örnek
BLEACHİNG Işık Kaynağı |
Diş Beyazlatma Jeli |
 |
 |
| |
|